| Sitemizi kullanabilmeniz için tarayıcınızda javascriptlerin çalışmasına izin vermelisiniz. |
Kedi ve Köpeklerde Obezite

Obez olarak nitelendirebilmek için bir kedinin veya köpeğin ırk standardına bağlı olarak belirlenen beden ağırlığının yaklaşık olarak %15 - %20 fazlasına erişmiş olması gerekmektedir. Özellikle besinler ile alınan kalori seviyesinin, harcanılan kaloriden daha fazla olması obezitenin asıl nedenini oluşturmaktadır.
Ancak metabolizmada meydana gelen fizyolojik ve patolojik değişimlerde obezite şekillenmesinin ana sebeplerinden sayılabilir.
Her şeyden önce petinizin mizacını tanımanız ve ona uygun bir beslenme programı belirlemeniz faydalıdır.
Eğer akşama kadar uyumayı tercih eden bir kediniz varsa elbetteki harcayacağı kalori çok düşük olduğundan obezite çanlarının çalması pek uzun bir zaman almayacaktır.
Siz çalışan bir kişiyseniz ve köpeğinizi sadece akşamları ihtiyaçlarını gidermek amacı ile kısa süre gezdirebiliyorsanız obezite sizin kapınızı da pek yakında çalabilir.
Aktivite, mizaç ve egzersizler yanında obezitenin oluşumunda etkin olan diğer bir neden biz insanlarda da etkin rol oynayan abur cuburlardır. Eğer onun şımarık yalvarmalarına dayanamayacak kadar yufka yürekliyseniz diyetini düzenlerken dikkatli davranmanızı tavsiye ederiz.
Metabolizmasında şekillenen fizyolojik veya patolojik değişimler zaten veteriner hekiminizin kontrolünde gelişeceğinden hekiminiz onun durumuna uygun olan mamayı mutlaka size sunacaktır. Size düşen sadece hekiminizin belirlediği bu diyete sadık kalmak olacaktır. Çünkü genellikle onu kendi çocuğu olarak gören pet sahipleri evladının yalvarmalarına pek dayanamaz ve bir parçacıktan bir şey olmaz demeyi tercih eder. "Zaten yasaklar yıkılmak içindir" diyenlerin oranı da pek az olmasa gerek.
Petinizin erkek veya dişi olması onun kilo alması ile ilgili değildir. Yani dişi kedi veya köpek daha kolay kilo alır gibi bir düşünce yanlıştır. Normal formlarında zaten erkekler dişilere oranla daha fazla beden ağırlığına ve daha iri bir vücut yapısına sahiptir. Ancak kilo alma eğilimi farklı bir durumdur ve cinsiyet ile bağlantısı yoktur.
Cinsiyetin obezite ile bağlantısı kısırlaştırma operasyonu ile kurulabilir. Ancak bu durumda da hem dişi hemde erkekler için aynı oranda obezite tehlikesi söz konusudur. Kısırlaştırma operasyonu sonrasında hormonal baskının azalması ve çiftleşme isteğinin olmaması doğal bir aktivasyon azalmasına neden olur. Bu nedenle kısırlaştırma operasyonlarından sonra petinize aynı miktarda yemek vermeye devam etmek obeziteye davetiye çıkarmakdır.
Obeziteye neden olabilecek bu unsurları gözeterek beslenmesini düzenlemeniz onun normal formunun korunmasına ve sağlıklı bir yaşam sürmesine neden olacaktır. Çünkü obezitenin bereaberinde getirdiği pek çok sağlık sorunu vardır. Örneğin obez kedilerin hepatik lipidosise yatkınlık oranı normal vücut ağırlığındaki bir kediye oranla daha fazladır.
Ancak petinizin kilo fazlası olduğunu düşünüyor ve ona bir diyet uygulayarak kilo fazlalarından kurtulmayı amaçlıyorsanız dikkat etmeniz gereken önemli bir detay vardır ki buda ne kadar sürede kaç kilo vermesi gerektiğidir. Çok ani olarak yapılan besin değişiklikleri hem sindirim sisteminde problem yaşamanıza hemde beslenme yetersizliği problemlerini yaşamanıza neden olabilir.
Bir kedi için ideal olan kilo kaybı oranı haftada vücut ağırlığının % 1 oranında düşmesidir. Bu oran köpekler için haftada %2-3 civarındadır. Bu oranları sağlayabilmek içinde günlük kalori ihtiyacının yaşına, aktivasyonuna göre belirlenen normal oranında yaklaşık olarak % 25 civarlarında azaltılarak verilmesi ile sağlanabilir.
Diyet uygulamaları esnasında dikkat edilmesi gereken önemli bir konuda besinin içerdiği lif oranı ve lifin kalitesidir. Yüksek lif oranına sahip gıdalar oluşturdukları tokluk hissi ile zayıflamayı kolaylaştırıcı bir etki yapar. Kalitesi ise köpeklerde kolesterol ve insülin mekanizmasında oynadığı rol nedeniyle önemlidir. Köpeklerde obezite yanında gastrointestinal fonksiyonlar ve Diabetes Mellitusun (şeker hastalığı) kontrolü için belli düzeyde ve kalitede lif alımı gereklidir.
Bizim önerimiz petlerinizin beslenme programını veteriner hekiminizle birlikte düzenlemenizdir. Ayrıca uygulanan diyet programı esnasında bir iştahsızlık söz konusu olduğunda ve bu durum 5-6 günden fazla sürdüğü taktirde vakit geçirmeden veteriner hekiminize danışmanızdır.





